Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir Sözü Hangi İlke ile İlgilidir? “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” dediğimizde, ilk akla gelen soru şu olabilir: “Acaba bu cümle tam olarak hangi ilkeyle ilgilidir?” Hepimiz bir şekilde bu sözün anlamını duymuşuzdur ama, belki de o kadar derinlemesine düşünmedik. Gelin, birlikte eğlenceli bir şekilde keşfedelim ve bu ünlü ifadeyi gerçekten neyin yansıması olduğunu anlamaya çalışalım. Egemenlik ve İlke, Hani Nerede? Şimdi, biraz eğlenceli bir bakış açısıyla bu soruyu ele alalım. Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir diyerek, Türk halkına ne diyoruz? Yani “Artık kimse kimseye müdahale edemez, milletin iradesi her şeyin önündedir!” dedikten sonra, bu durum neyi ifade eder?…
10 YorumEtiket: bir
Cinler Niçin Yaratıldı? Antropolojik Bir Perspektif Üzerine Kültürler arasındaki çeşitliliği merak eden bir antropolog olarak, insanlık tarihindeki en ilginç ve derin konulardan biri de, mistik varlıklar ve onların toplumlarda nasıl şekillendiği üzerinedir. Özellikle cinler, farklı toplumlarda farklı anlamlar taşır ve onların varlıkları yalnızca korku ya da batıl inançlarla sınırlı değildir. Peki, cinler neden yaratıldı? Bu soruyu antropolojik bir bakış açısıyla ele alırken, kültürel ritüeller, semboller ve topluluk yapıları üzerinden bir keşfe çıkacağız. Cinlerin Toplumsal Rolü ve İktidar İlişkileri Cinler, İslam mitolojisi başta olmak üzere, dünya çapında farklı kültürlerde varlık gösterir. Bu varlıkların yaradılışı, toplumsal düzenin ve bireysel kimliklerin şekillendiği bir…
2 YorumÖlümlü Dünya 2 kaç kişi izledi? Rakamlardan öte bir “Mermer etkisi” Şu itirafla başlayalım: Bazı filmler sadece izlenmez, konuşulur; replikleri gruplarda dolaşır, şakaları gündelik dile sızar, hatta arkadaş buluşmalarının şifresine dönüşür. Ölümlü Dünya evreni tam da böyle bir şey. Devam filmi geldiğinde “Peki gerçekten kaç kişi izledi?” sorusu, sadece bir sayı merakından ibaret değildi; bir kültün güncellenmiş nabzını yoklamaktı. Hadi birlikte o nabza kulağımızı dayayalım. Kısa cevap: Ölümlü Dünya 2’yi kaç kişi izledi? Toplam seyirci: 1.656.485 kişi. Toplam hasılat: 214.731.635 TL. Bu toplam, filmin Türkiye’de 23 haftalık gösterim sürecinin sonunda kayda geçti. :contentReference[oaicite:0]{index=0} Bu nokta bir günde olmadı. Film açılış…
2 YorumYaşmak Ne Demek TDK? Küresel ve Yerel Perspektiflerden Bir Yolculuk Her kelimenin ardında bir hikâye gizlidir. Kimi kelimeler yalnızca bir nesneyi ya da olguyu tanımlar, kimileri ise toplumların belleğinde derin izler bırakır. “Yaşmak” kelimesi de bunlardan biridir. Gelin bu kelimeye hem TDK’nın tanımından hem de farklı kültürlerin bakış açısından bakalım. TDK’ya Göre Yaşmak Türk Dil Kurumu’na göre yaşmak, “kadınların dışarı çıkarken yüzlerini örtmek için kullandıkları örtü” anlamına gelir. Tarihsel bağlamda özellikle Osmanlı döneminde yaygın olarak kullanılmış, kadınların yüzlerini kapatan bir giysi parçası olmuştur. Yani yaşmak yalnızca bir bez parçası değil, aynı zamanda toplumsal düzenin ve dönemin değerlerinin sembolüdür. Yerel Perspektif:…
2 YorumHabitus ve Veterinerlik: Felsefi Bir Yaklaşım Bir Filozofun Bakışı: İnsan ve Hayvan İlişkileri Üzerinden Düşünmek Filozoflar, insanın varoluşunu ve dünyaya dair bilgisini her zaman sorgulamıştır. Ancak bir soru var ki, hem insan hem de hayvan hakları üzerine derin düşüncelere yol açmaktadır: İnsan ile hayvan arasındaki ilişkiler gerçekten eşit midir? Veterinerlik mesleği, bu soruyu günlük hayatımıza taşır. Hayvanların sağlığı ve refahı üzerine çalışan veterinerler, yalnızca biyolojik bir düzeyde değil, aynı zamanda etik ve felsefi bir düzeyde de birçok soruya cevap arar. Felsefi bir bakış açısıyla, insanın hayvanlarla olan ilişkisi yalnızca bilimsel veya pratik bir sorundan ibaret değildir. Hayvanlara yönelik davranışlarımız, toplumsal…
2 YorumÖzdemir Erdoğan’ın “Gurbet”i: Bir Şarkının Siyaset Bilimi Üzerinden Okuması Bir siyaset bilimci olarak her sabah gazetelere göz atarken, satır aralarında yalnızca politik manevraları değil, aynı zamanda toplumun ruh hâlini de okumaya çalışırım. Güç ilişkilerinin görünür ve görünmez biçimleri, sadece parlamentolarda değil, sokaklarda, dilde ve hatta müzikte de tezahür eder. Özdemir Erdoğan’ın “Gurbet” şarkısı da bu anlamda yalnız bir müzik eseri değil, Türkiye’nin modernleşme serüveni içinde bireyin devlete, topluma ve kendi kimliğine dair verdiği sessiz bir siyasal ifadedir. Şarkının Doğumu: 1970’lerin Türkiye’si ve Gurbetin Siyasal Arka Planı 1972 yılında yayınlanan Özdemir Erdoğan’ın “Gurbet” adlı eseri, Türkiye’nin politik ve ekonomik kırılmalarla dolu…
2 YorumKültürlerin Buluşma Noktası: Senkretik Düşünce Nedir? Bir antropolog için her kültür, insanın dünyayı anlamlandırma biçimlerinden yalnızca biridir. Farklı inançlar, ritüeller, diller ve semboller; insanlığın çeşitliliğini anlatan bir mozaiktir. Senkretik düşünce işte bu mozaikteki taşların birbirine karıştığı, kaynaştığı yerdir. Farklı kültürlerin, inançların ve değer sistemlerinin etkileşimiyle ortaya çıkan düşünme biçimidir. Senkretizm, yalnızca dinî bir karışım değil; aynı zamanda insanın anlam arayışında gösterdiği uyum yeteneğinin bir ifadesidir. Çünkü kültür, hiçbir zaman saf kalmaz; insan temas ettikçe dönüşür, değişir, yeni bir anlam örgüsü yaratır. Senkretik Düşüncenin Antropolojik Kökleri Antropoloji, kültürün durağan değil, sürekli dönüşen bir yapı olduğunu gösterir. Senkretik düşünce bu dönüşümün zihinsel…
2 YorumBaşlık: Kamillik Ne Demek? Geleceğin Bilge İnsan Modeline Doğru Merhaba sevgili zihin gezgini! 🌍 Bugün biraz farklı bir yolculuğa çıkıyoruz. Ne teknolojiden, ne yapay zekâdan bahsedeceğiz; ama aslında tam da onların şekillendirdiği geleceğin merkezindeyiz. Konumuz “kamillik” — yani insanın olgunluk yolculuğu. Peki bu kadim kavram, geleceğin dünyasında ne anlama gelecek? Gelin birlikte düşünelim, biraz da tahmin yürütelim. — Kamillik Nedir? Zamanı Aşan Bir İnsan Hâli Kamillik, en basit tanımıyla olgunluk, bilgelik, kendini ve çevresini anlamışlık hâlidir. Fakat bu sadece yaşla, bilgiyle ya da deneyimle sınırlı değildir. Kamillik, insanın içsel farkındalığını toplumsal sorumlulukla birleştirme becerisidir. Bugünün insanı, bilgiye saniyeler içinde ulaşabiliyor.…
2 YorumSakarya Geyve Semt Pazarı Hangi Gün? Toplumsal Yapı ve Bireysel Etkileşimler Üzerine Bir Analiz Bir toplumsal araştırmacı olarak, farklı toplulukların günlük yaşamlarını gözlemlemek, onların kültürel pratiklerini anlamak, bazen küçük detaylardan bile büyük toplumsal dinamiklere dair ipuçları sunar. Geyve’nin semt pazarı da işte böyle bir yer. Her hafta kurulan pazar, sadece ticaretin yapıldığı bir alan olmanın ötesinde, bu küçük yerleşimin toplumsal yapısının ve bireylerin toplumsal rollerinin ne denli etkileyici bir yansımasıdır. Sakarya Geyve semt pazarı, her hafta Çarşamba günü kurulur ve bu gün, sadece alışveriş yapmakla sınırlı değildir; aynı zamanda toplumsal normların, cinsiyet rollerinin ve kültürel bağların ne şekilde işlediği üzerine…
2 YorumGerekçeli Karar Çıkınca Ne Olur? Edebiyatın Işığında Bir Çözümleme Kelimelerin gücü ve anlatıların dönüştürücü etkisi, edebiyatın en büyüleyici özelliklerindendir. Her kelime, bir dünyayı yansıtır; her cümle, okurun düşünsel sınırlarını zorlar. Edebiyat, sadece bir hikaye anlatma aracı değil, aynı zamanda insan ruhunun derinliklerine inen, toplumsal yapıları sorgulayan ve evrensel temaları keşfeden bir yolculuktur. İşte bu yüzden, gerekçeli karar meselesi, edebiyat perspektifinden bakıldığında yalnızca bir sonucu değil, aynı zamanda bir dönüşüm sürecini, bir içsel sorgulamayı ifade eder. Edebiyat, insanların seçim yaparkenki içsel çatışmalarını, gerekçelerini ve bu gerekçelerin sonucunda neler yaşandığını detaylı bir biçimde açığa çıkarır. Gerekçeli bir karar, yalnızca mantıklı bir seçim…
2 Yorum