Kuzey Kore’de Askerlik: Bir Hayatın Kırılma Noktası
Herkesin hayatında bazı sorular vardır ki, o sorular bazen insanın düşüncelerini, hayallerini, korkularını ve umutlarını şekillendirir. Bugün, bu sorulardan biriyle, Kuzey Kore’de askerlik kaç ay sorusuyla başlamak istiyorum. Bunu duymak bile insana garip geliyor, değil mi? Ama bir şekilde dünya bu şekilde işliyor. İnsanların hayatlarını bölen, onları bir kimlikten diğerine dönüştüren sorular var. Bu yazıyı yazarken, bir yandan Kayseri’deki evimde oturmuşken, bir yanda da içimde bir yerlerde, Kuzey Kore’deki bir asker olmanın nasıl bir şey olduğunu hayal ediyorum.
Bir Çekişme, Bir Gidiş
Bir sabah, iş yerinde herkes bir şeyler hakkında konuşuyordu. Söz dönüp dolaşıp, Kuzey Kore’deki askerlik sistemine geldi. Bunu duyduğum an, bir anlığına gözlerim karardı. O an birdenbire yıllarca okuduğum kitapları, izlediğim belgeselleri, Kuzey Kore’nin kapalı dünyasına dair duyduğum tüm korkuları ve heyecanları hatırladım. Bunu çok daha önce kafamda bir soru olarak tutmuş, ama hiç bu kadar somut düşünmemiştim. O kadar basit bir soru: “Kuzey Kore’de askerlik kaç ay?” Ama ne kadar ağır, ne kadar içinden çıkılmaz bir soru.
Herkes rahatça “Kuzey Kore’de askerlik 10 yıl” gibi şeyler söylüyordu. Ama ben, “Peki, gerçekten ne kadar?” diye sordum. İnsanlar şok oldular. O kadar çok şey duyuyordum ki, birden ne doğru olduğunu bilemez oldum. İçimde bir boşluk oluştu; bir tür hayal kırıklığı. Çünkü ne gördüğüm, ne okuduğum, ne de duyduğum şeyler arasında bir denge bulamıyordum. Yalnızca içimde, bu ülkede askerlik yapmak zorunda olmanın nasıl bir şey olacağına dair karamsar düşünceler vardı.
Umut ve Korku Arasında
Birkaç gün sonra, bu soruyu iyice kafama takmaya başladım. Oturup internette araştırmalar yapmaya karar verdim. Gerçekten de Kuzey Kore’de askerlik genellikle 10 yıl sürüyordu. Hem erkekler hem de kadınlar, askerlik hizmetini yerine getirmek zorundaydı. Hem de sıradan bir askerlik değil, çok sert ve disiplinli bir eğitimle geçen yıllar. İnsanlar burada, askeri bir makinaya dönüşüyordu. “10 yıl mı? Gerçekten mi?” diye mırıldandım kendi kendime. Ama bir yandan da içimde bir umut ışığı yanmaya başladı. Bu insanlar, belki de kendi kimliklerini bulma mücadelesi veriyorlardır. Belki de bu askerlik, onlara bir tür aidiyet, birliktelik duygusu sağlıyordur.
Kendimi düşündüm. Kayseri’de büyüdüm, burada yaşamayı öğrendim, burada dostlar edindim, burada sevdamı buldum. Askerlik gibi bir şeyin yeri bambaşka bir yer. Ama Kuzey Kore’de durum bambaşka. Bu insanlar, belki de bir anlam arıyorlar, belki de yalnızca hayatta kalma mücadelesi veriyorlar. O gün geceyi geçirebilmek için duygularımın birbirine girmesi, her şeyin karmaşık hale gelmesi çok zorlayıcıydı. Ama aynı zamanda, duygusal olarak gelişen bu karmaşa, bana bir şeyler öğretmeye başlamıştı.
Hayal Kırıklığı ve Gerçek
Bir süre sonra, Kuzey Kore’de askerlik meselesini daha fazla kafama takmadım. Bu, bana öğrettiği şeylerden biri oldu. Dünyanın bir köşesinde, başka bir gerçeklik vardı. Kuzey Kore’deki askerlik, belki de o ülkenin sahip olduğu bir çeşit toplumsal yapının ve psikolojik baskının bir sonucu olarak vardı. Ama Kayseri’de ben, günlük hayatımı sürdürüyordum. Bir yandan dışarıda yürürken, bir yandan da içimde o kadar çok soru vardı ki… “Neden bu kadar hayal kırıklığına uğradım?” diye sordum kendime.
Bazen düşünüyorum; belki de bizim burada, Kayseri’de bu kadar rahat olmamız, çok fazla lükse alışmış olmamız, dünyadaki diğer insanların sıkıntılarını göz ardı etmeyi kolaylaştırıyor. Kuzey Kore’de askerlik 10 yıl, belki daha fazlası… Ama ben bir tür rahatlık içinde yaşarken, oradaki insanlar bir başka dünyada hapsolmuş durumda. Bunu düşünmek bile bir tür travma. Ama içimde bir yerlerde, bu duyguların anlamlı olduğu, bir şekilde daha iyi bir hayat kurmak için insanın sürekli bir şeyler yapması gerektiği gerçeği de var.
Bir Gece, Bir Anlam
Bir gece, sessizce yatağımda mışıl mışıl uyurken, bu konular tekrar aklıma geldi. İçimdeki hayal kırıklığı ve endişelerle uyanmıştım. Her ne kadar o kadar uzak bir yerden gelen bir mesele gibi görünse de, o sorunun derinliği bambaşkaydı. Hayatınızdaki anlam, bazen öylesine basit bir soru ile değişebilir. O gece, Kuzey Kore’deki askerlik, bana dünyanın ne kadar farklı olduğunu hatırlattı. Birçok insan, farklı şartlar altında, bazen zorunlu, bazen de tutkulu bir şekilde hayatını sürdürüyordu. Benim anlam arayışım belki de o kadar basitti ki, bütün bu karmaşada farkına varamamıştım.
O an, “Kuzey Kore’de askerlik kaç ay?” sorusunun bir insanın hayatını nasıl şekillendirdiğini düşündüm. Hayatta kalanlar, askerlikten bir şekilde anlam buluyorlar mı? Yoksa sadece bir zorunluluk mu? O an, bütün bu sorular birbirine girip, bir tür içsel çatışma haline geldi. Ama sonunda, hayatın güzelliğinin bu çatışmalarda olduğunu düşündüm. O an ne hissettiğimi tam anlatamam, belki de sadece yaşadım ve hissettim. Ama öğrendim ki, her şeyin ötesinde bir anlam var ve bu anlam, bazen çok uzaklardaki bir askerlik sorusunda bile gizli olabilir.
—
Kuzey Kore’deki askerlik, belki de en ağır sorulardan birisi. Ama bu soruya takıldığınızda, aslında sadece bir yere değil, insanlığın en derin sorularına da yaklaşmış oluyorsunuz. Hayat, en karmaşık sorularla şekillenir.